Haziran 01, 2017

Pembe


Cümle gelmiyordu aklıma.Hikaye başlamıyordu.Bir hikayenin başlayabilmesi için neye ihtiyacım vardı, ne yazmalıydım?

Bir olayım, kişilerim, yerim, zamanım yoktu.Olduğum zamanda, olduğum yerden bir hikaye çıkmıyordu.İlham perisine inanıyordum ama inandığım o peri yoktu.Ben de daha gerçek bir şeye yöneldim.Bir kağıt, bir kalem ve başlamamı sağlayacak bir cümlesiyle aklımda şimşek çaktıracak bir arkadaşa.

Derken gözünü sevdiğimin teknolojisi yetişiverdi imdadıma.Bir mesaj sesiyle bölündü düşüncelerim.İçimden geçenlerle içinden geçenlerin aynı olduğu tek arkadaşım yazmıştı.

Her zamanki yerde, her zamanki saatte buluştuk.Giderken yanıma ne kağıt aldım ne de kalem.Kağıtta ondaydı, kalem de ve tepeme yıldırım gibi düşen cümleler de.Onun deyimiyle " Hem yaralayacaktık birbirimizi hem de yaralarımızı saracaktık.". Offfff klişeler, demeden siz şunu düşünün ya da düşünmeyin!Düşündüğünüzü düşününce bile üzüldüm size.

Laf aramızda, laf aramızda, laf aramızda...Laf aramızda kaldı, çıkamıyor.Bir de burada bir kız var; çok konuşuyor, dikkatim dağıldı.Beynimde şimşekler çaktıran arkadaşım da ders çalıştığı için şu an ondan faydalanamıyorum.Sessiz sakin bunları yazıyorum.

O, burayı güzelleştiren insan.Gelelim ben bunu niye anlatıyorum:

Havalar ısındı.Biz artık kalın montlardan kurtulup mevsimliklere geçtik.Pembe montumu çıkartırken aklıma geldi.Yıllar önce Nihan söylemişti: "Pembe, insana mutluluk getirir." Gülmüştüm, montu görünce Nihan aklıma geldi ve yine gülümsedim;içten içe de "Umarım haklısındır." diyerek.

O gün de pembe montumu giymiştim.Bütün gün içimde kaynağını bilmediğim bir enerji, bacak titremesi, kalbimin hızlı hızlı atmasıyla geçti.Anneme söyledim, doktora git, dedi.Okuldakilere söyledim, yoksa aşık mı olacaksın, deyip dalga geçtiler ama olayı hemen şeker düşmesine bağladılar.Çünkü hevesimin hemen kırılması gerekti!!! Ne var azıcık umutlansaydım! Neyse, geçti.

Yine pembe montum vardı bugün üstümde.Kafamda şimşekler çaktıran arkadaşımdan mesaj geldi, mutlu oldum.Bu yazıyı yazarken farkettim ki o da Nihan!

Buradan ilk Nihan'a söylüyorum "pembe" mutluluk getirdi.Dönüp ikinci Nihan'a bakıyorum ve bana diyor ki "Mutlusun!" .




Şubat 19, 2017

GÜLÜMSE

Ne demiş şair:

Sokakta giderken, kendi kendime 
Gülümsediğimin farkına vardığım zaman 
Beni deli zannedeceklerini düşünüp 
Gülümsüyorum.”

Lunapark’ın kapısına gelmiş minik gibi, pazar günü babayla kahvaltı yapan çocuk gibi, annem ekmek parasının üstünü bana vermiş gibi gülümsüyorum.

Yolda uzun zamandır görmediğim  arkadaşımla karşılaşmış gibi, yavru bir köpekle oynarmış gibi, sokak kedisi beslerken duyduğun huzur anındaki gibi gülümsüyorum.

Çocuğunu ilk kez kucağına alan anne gibi,  yeni doğan ünitesinde, camın ardından hangi çocuğun kendi çocuğu olduğunu seçmeye çalışan baba gibi, ilk kez hala-dayı-amca-teyze olmuş gibi gülümsüyorum.

Okumayı yeni söküp yakasına kırmızı kurdele takılan çocuk gibi, bütün notlarım hepsi pekiyiymiş gibi, üniversitede ilk tercihime yerleşmiş gibi gülümsüyorum.

Bayramda en çok harçlığı ben toplamışım gibi, bakkaldan aldığım dondurmanın tahta çubuğundan bedava dondurma kazanmış gibi,  oyuncak tavşanımla oynarken uykuya daldığımda çekilen fotoğrafıma baktığım zaman o günü tekrar yaşamış gibi gülümsüyorum.

İlk kez patlayan şeker yemiş gibi, komşunun ziline basıp kaçmış gibi,mahallenin kara sevdadan aklını yitiren berduşunu kızdırıp kovalanmış gibi gülümsüyorum.

Uykusuz kalınan gecenin sabahında başın yastığa değdiği , bitmek bilmeyen diş ağrısın geçtiği, hoşlandığın kızın-oğlanın sana baktığını gördüğün andaki gibi gülümsüyorum.

Sevmediğin hocanın esprisine gülmek zorunda kalmış gibi, akraba düğününde zorla halaya kaldırılmış kuzen gibi, arkadaşlarım hiçbir bilgim olmadığı konularda sohbet ederlerken anlamış gibi yaparken; bazen de zoraki gülümsüyorum.

Sokak hayvanlarını tekmeleyenleri görüp, öyle değil böyle tekme atılır diye onlara  bir tekme de ben atamadığım için, saçma sapan konuşanlara bağırıp çağıramadığım için, ağlamak isteyip ağlayamadığım için; bazen de sinirden dişlerimi sıka sıka gülümsüyorum.

Gülümsemenin her kapıyı açan altın bir anahtar olduğunu bilerek ve adımın hakkını vererek, gelecek güzel günlerin hayaliyle gülümsüyorum.




Kasım 30, 2015

Bak Neler Oldu?

İletişim çağında iletişemiyoruz seninle. Ayrıca çocuğumuz öksüz-yetim kalmış. Nadir yazmışız ama güzel olmuş be Kermit'im! Yine bir maymun iştahımız kursağımızda kalmış.

Neyse konumuz bu değil...Aslında şurda senin " Gelinlerin Tatlı Telaşı" modunu bozmak istemem ama dinle, pardon oku.

Şok, şok, şok.Flaş, falaş ,flaş..!

Krokan ne haltlar karıştırdı ne haltlar. Anlatayım efendim:



Varan1:Yüksekova'dan kim geldi bil bakalım??

Varan2: Trafik kazası geçirdim.İyiyim.Maddi hasar var ama benlik bi durum yok.

Varan 3: Zorla sendikalı yapacaklar beni.İmdaaaaatttt!

Şimdilik durumlar böyle. Sendeki gelişmeleri de o meşhur "tatlı telaş" sayfasından takip etmek istiyorum.."Ayyy, perdelerine bayıldım ama o kirlentler olmamış." diye yorum yapmak için sabırsızım :P


Dibin notu: Darlamanın 50 Tonu :P







Kasım 29, 2013

Sonbahar Rüzgarları

Çok güzel severdim seni ben...Öyle içten, öyle sıcak, öyle vazgeçilmez severdim...Eğer inandırsaydın beni..Eğer bekletmeseydin beni bu kadar..Eğer gelince kırmasaydın böyle kalbimi..Çok severdim seni Keşke'm!

Bir mevsimlikmiş gülüşüm...Mevsimden belliymiş sonu.."Son"bahar! Son olsun istemezken hem de.Şimdi düşen her yaprakta seni hatırlayacağım belki..Ben seni sonbaharda sevmiştim...

"Eylül akşamı" bizim şarkımız olacaktı ama şimdi içli içli Yıldırım Gürses söylüyor şarkımızı...


Kasım 02, 2013

AK

Harbiden bi çocuğumuz olsa bakamayacağız galiba biz..Kaç zamandır yazmamışız şuraya...Yazacak bir şeyimiz olmadığından mı yazacak dermanı bulamadığımızdan mıdır, bilmem..

Yine ne saçmalayacak diyorsanız, söyleyeyim hemen: Saçlarıma ak düştü! Hayattaki tek kompleksi "yaşlanmak" olan ben için ne kadar acı, bilemezsiniz.Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz??Tamam tamam acıtasyon yapmayacağım ama benim de kendimce sorunlarım olabilir...Ne var!

Saçlara akların dolup da pişmanlığın başladığı zamana geldim...Umarım bundan sonra en az "keşke" ile bitiririz hayatı...

Gideceğim, gidiyorum, gittim..!

Haziran 12, 2013


Hayattaki asıl önemli şey istediğini almak değildir,
aldıktan sonra onu hala istemektir!... 
(L.Affair)

Şu hayatta hala neyi çok istediğimi bilmiyorum ve bu yüreğimde derin bir sızı uyandırıyor. Günlerdir anlam veremediğim bir huzursuzluk var içimde ki hoş ne zaman olmadı diye sorabilirsin. Bu kadar olumsuz duygu ve düşünceler arasında bile hayaller kurabilmenin sevincini taşımıyor da değilim hani.Demin bu blog içinde  ne kadar yazımız varsa okudum ve içimde bir çocuk sevinci yaşadım. İyi ki varsın azizim sen! Her zaman ki gibi beni mutlu ettin. Seviyorum seni Krokan ım 

Nisan 21, 2013

Hayaller Gerçek Oluyor !!!

Üniversite yıllarında herkes hayal kurar yakın arkadaşıyla...Hiç ayrılmamak, yıllar geçse de arkadaşlığın devamı, birlikte tatiller falan filan...Çoğu söylendiği gibi kalır.
Bizim ki kalmadı Kermith'imle :) Yıllar sonra yine,yeni, yeniden bir araya geliyoruz. Hem de İstanbul'da!
Planlar hazır, biletler alındı.Büyük buluşma yakında!
Heyecanlı mıyız, çok! Yıllardır yapılan geyikler sonunda gerçeğe dönüyor..
Hadi bakalım hayırlısı!